Saraybosna Yaşam Tüneli yada Hayat Tüneli

0
812
Saraybosna Hayat Tüneli Nerede, Yaşam Tüneli Nasıl Gidilir
Saraybosna Hayat Tüneli Nerede, Yaşam Tüneli Nasıl Gidilir

Bosna Yaşam Tüneli yada diğer adıyla Bosna’ya Hayat olan Tünel. Her ülke topraklarında savaşlardan kalan anıtlar ve semboller bulunurken Saraybosna’ da sokakta yürürken birkaç saat içerisinde 10 larcasını görebilirsiniz. Binaların üzerindeki mermi ve havan izleri hala silinmemiş ve özellikle restore etmiyorlar. Yol kenarlarında sürekli bulunan mezarlara bir yenisinin eklenmesi hiçte zor değil.

1990 lı yılların başında Sırp Başbakan ve Bosnada yaşan Sırplar işbirliği haline girerek Hırvatlar ile birlikte Saraybosna’ yı adeta kuşatıyorlar, üstelik bunu tüm Avrupanın gözü önünde yapıyorlar. Günlerce bombalayıp insanları evlerinden dahi dışarı çıkartmıyorlar.

Yaşam Tüneli ve Hikayesi

İşte Yaşam Tüneli bu dönemde kullanılan uzunluğu 800 metre, genişliği 1 metre ve yüksekliği 1,5 metre olarak gizli bir şekilde kazılıyor. Yaşlı bir köylü kanının evi olan bu tünelin başlangıcını buradan başlatıyorlar. Yaşam Tüneli tamamlandıktan sonra günde ortalama 4000 kişi burayı kullanarak hayat buluyor. Bu dönemde yapılan ilaç yardımı, yiyecek yardımı gibi ihtiyaçların hepsi bu tünel sayesinde Bosna’ lılara ulaşıyor. Dönemde yüksek tepelere konumlanan Sırplar ortalama 2000 bomba atıyor ve keskin nişancılar ile sokakta insanları yürütmüyorlardı. Tüm hayat fonksiyonlarının durduğu bu dönemde hasta ve yaralı Boşnaklar geceleri ışıkları kapalı araçlar ve düşük hızda ses yapılmadan bu tünele getirilecek karşı tarafa geçiriliyordu. Tünel gece gündüz kazılarak 4 ayda tamamlanmıştı. Yaşam tüneli ilk başta tamamen insan gücüyle erzak, silah ve yiyecek yardımlarını taşırken daha sonrasında raylı bir sistem ile tüneli daha aktif ve hızlı kullanmaya başlıyorlar. Bu fikri ise dönemin Bosna Hersek Devlet Başkanı Aliya İzzetbegoviç ve arkadaşları bulmuştu. 1992 yılında Aliya İzzetbegoviç tarafından meclis fes edilerek kendisi başkomutan olarak tüm yetkilere sahip oldu ve fiilen savaş 1992 de başladı. Savaş bittiğinde ise sene 1995 ti. 200 bin insanın öldüğü bu savaşta 300 bin kişi ise Yaşam Tüneli sayesinde hayat buldu. Yaklaşık 11bin kişi Saraybosna’da hayatını kaybetti ve 1600 ü çocuktu.

Günümüzde dahi kazılar yapıldığında insanların cesetleriyle karşılaşıp mezarlar oluşturuyorlar. O yüzden ben Saraybosna – Mostar arası giderken sağlı sollu oluşturulan ufak mezarlıklar görerek daha iyi anlıyordum.

Yaşam Tüneli, Nerede Nasıl Gidilir ?

Yaşam Tüneline gitmek için Saraybosna Başçarşı’ dan tramvaya binerek son durak Ilıca da inip oradan otobüse binmeniz gerekiyor. Veya Ilıca’ dan taksi ilede çok uzun sürmeden gidebilirsiniz. Otobüsün son durağında indikten sonra toprak yolda 5 dakika yürüyerek Yaşam Tüneli ni görebilirsin. Delik deşik olmuş bina ve üstündeki bayraklardan anlayacaksınız zaten.

Evin sahibi olan Sida Nine ilk dönemlerde evinin altında böyle bir yaşam tüneli olacağından habersiz askerlere yemek ve su yardımında bulunuyormuş.

Şida Kolar
Şida Kolar

Şuanda Yaşam Tüneline gittiğinizde girişte 10-15 km ödeyerek içeri giriyorsunuz ve ilk olarak sizi karşılayan rehber ufak bir bilgi verdikten hemen sonra televizyon olan tarihi dokusu bozulmamış bir odaya alarak yarım saate yakın video izletiyor. O dönemde yaşananları özetlercesine her şeyi görebiliyorsunuz. İçeride ağlayanlar da oluyor dayanamayıp dışarı çıkanlarda. Daha sonra 4 ayda tamamlanan Yaşam Tüneli karşılıyor sizi ve şuanda sadece 25 metresi açık olarak görebiliyorsunuz. Geri kalanı kullanıma kapalı hatta yıkılmış deniliyor.

Buradan çıkarak evin içerisine girdiğinizde evi müze olarak kullanıma açtıklarını ve dönemin kıyafetleri ile savaş mühimmatlarını görebiliyoruz. Hemen gene içeriden bulunan kalın deftere notumuzu bırakıyoruz ve bizden önce kimlerin yazdığına bakıyorum . Liste baya kabarık Mustafa Sandaldan, Morgan Freeman, Kevin Spaceygibi birçok ünlü daha öncesi burayı ziyaret etmiş.

İstanbul’a dönmek için Hava alanına gidecektik ve etrafta taksi bulamayınca hemen yanda bulunan evin sahibinden yardım istedik. Burada da hediyelik eşya falan satılıyordu. Bizi 15 km ye götüreceğini söyledi. Bizim için güzel bir yolculuk olacaktı. Adamın arka bahçesinde Askeri mühimmat aracı vardı. Yoldaki sohbetimiz bizi savaş dönemindeki olayları anlamamıza daha fazla açıklık getirdi. Kendisi etraftaki dağı göstererek;

+ben bu savaş döneminde bu dağları aşarak silah taşıyordum dedi.

Neydi bu savaşın amacı

+Tamamen silah ticaretiydi ne olacak ki dedi.

+Benim komutanlarımdan birisi Sırp’tı sonra Bosnalı komutanım oldu yani bu insanlar arasında oluşan bir savaş değildi. alman silahlarını taşıyordum ben. Hristiyan ve Müslüman savaşı sanarlar ama alakası yok. Çünkü biz zaten birlikte yaşıyorduk. Savaşta NATO birlikleri olmasına rağmen hep savaşa göz yumdular, çoğu yerde görmezden geldiler ve insanların katledilmesine ses çıkartmadılar.

Bosnada her ayın 10 unda genelde çiçeklerini alan eşler ve anneler mezarlara giderler. 3-4 yıl insanlar evlerinden çıkmadığı için Başçarşıda gezerken akşamları kendini dışarı atan birçok insan görebilirsiniz. Orta yaşın savaşta öldüğünü sölemek gerekir. Genç ve yaşlı insanlardan oluşan halk var artık.

CEVAP VER

*